HİÇLİK

Yazar: ARHEZ AMTAF 

Editör: Embéria Aéris

Çizer: HACEBAR

Son Okuma: ENEZY


"HAYIR!" diye çığlık attı Zarik. Ellerinin arasındaki şeyden akan kandan derisi kıpkırmızı olmuş, ölümle yüz yüze olan gelinciği kurtaramayacağını bildiği halde çırpınıp duruyordu. 

Dağın zirvesinde, kuş uçmayan kervan geçmeyen bu yerde, bağırarak yardım aramanın faydası olmadığını bildiği halde, hıçkırıklarını bastırmaya çalışarak, bir umut yaşayacağını umduğu gelinciğin yarasını sarmak için bir şey arıyordu.

Kimse yoktu. Sadece kendisi ve avuçlarının içinde, yaralı yatan gelincik vardı. Onu kurtarmak istiyordu ama nasıl yapacağını bilmiyordu. 

Yarayı saracak herhangi bir şeyi yoktu. Olsa bile gelincik, saniyeler sonra ölecekti. Hiçbir işe yaramazdı. 

Dizlerinin üstüne çöküp, çaresizce hıçkırmaya başladı. Gelinciğin, eskiden çok güzel sütlü kahve renginde olan derisi şimdi mat ve kırmızıydı. Zarik, keşke bir şey yapabilseydim diye düşündü. 

Gelinciğe bakıp, eskiden yaşadıkları neşeli anılarını hatırladı. onu yıllar önce ormanda yalnız bulmuştu. Besleyip büyütmüş, bu sırada da harika anılar yaşamışlardı. Çoğu ölüm tehlikesi barındırıyordu ama hiçbirinde, sonunda böyle olacağını düşünmemişti. Böyle hissedeceğini...

O anıların sonu hep güzel bitmişti. Keşke bu da öyle olsaydı...

İçinde yavrusu olan gelinciğin karnını okşadı. Yavru dünyaya gelememişti. Gelincik anne olamamıştı.

Hayat acımasızdı.

O sırada gelincik, Zarik'in ellerinde son nefeslerini verirken, kıza son bir kez baktı. Sanki bir şey demeye çalışıyordu. Evet, gelincik de biliyordu öleceğini, ama sanki Zarik'e bir şey bıraktığını, bıraktığı şeye iyi bakmasını söylüyordu. 

Zarik, gelinciği kalbine bastırdı. Gelinciğin, zar zor atan kalbi, yavaş yavaş durdu. 

Artık atışlar yoktu. 

Sadece hiçlik... Sadece Zarik'in hıçkırıkları. Sadece... Sadece, o da ne? 

Yavru gelinciğin sesi ortamı bastırdı. Zarik elindeki ölü gelinceğe baktı. Herhangi bir şey yoktu. Etrafa baktıktan sonra, az ötedeki bir yerde, yavru bir gelincik olduğunu gördü. 

Yavru gelincik ona sesleniyordu. 

Zarik'in dudaklarında küçük, minicik bir tebessüm belirdi.

Hayat daha devam ediyordu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR İPİN HİKAYESİ

Ramazanı İyi Geçirmek İsteyen Hacivatlara Beş Adım

HÜNKARBEĞENMEDİ, RAMAZAN PİDESİ, AHA DA İLHAM GELDİ!